KUVAYİ MİLLİYE DESTANI BEŞİNCİ BAP-NAZIM HİKMET RAN

KUVAYİ MİLLİYE DESTANI BEŞİNCİ BAP-NAZIM HİKMET RAN

Harbiye Nezareti telgrafhanesi buldu Ankara'yı : «Etrafta dolaşıyor İngiliz askerleri.
Bu haber 2017-01-30 21:00:50 eklenmiş ve 334 kez görüntülenmiştir.

KUVAYİ MİLLİYE BEŞİNCİ BAP

REŞADİYELİ VELİ OĞLU MEMET'İN HİKÂYESİ


920'nin 16 Martı.

Öğleden evvel

saat onda

makina başında şöyle bir telgraf aldı Ankara'daki :

«Der-aliye 16/3/1920.

  İngilizler bastı bu sabah

          Şehzadebaşı'ndaki Muzika karakolunu.

  Müsademe edildi.

  İşgal altına alıyorlar İstanbul'u şimdi.

  Berâyi malûmat arzolunur.

                                        Manastırlı Hamdi.»

920'nin 16 Martı.

Harbiye Nezareti telgrafhanesi buldu Ankara'yı :

«Etrafta dolaşıyor İngiliz askerleri.

  Şimdi işte

  İngiliz askerleri giriyorlar nezarete.

  İşte giriyorlar içeri.

  Nizamiye kapısına.

  Teli kes.

  İngilizler burdadır.»

920'nin 16 Martı.

Manastırlı Hamdi Efendi

           buldu Ankara'dakini tekrar :

«Paşa hazretleri,

  Harbiye telgrafhanesini de işgal etti İngiliz bahriye askeri

  Tophane'yi de işgal ediyorlar bir taraftan,

  bir taraftan da zırhlılardan asker ihraç olunuyor.

  Vaziyet vehamet kesbediyor efendim.

  Paşa hazretleri,

  Emri devletlerine muntazırım.

                                            16 Mart 1920

                                                Hamdi»

 

920'nin 16 Martı.

Durumu bir daha tekrar etti Hamdi Efendi :

«Sabah bizim asker uykuda iken

  İngiliz bahriye efradı karakolu işgal etmekte iken

  askerlerimiz uykudan şaşkın kalkınca müsademe başlıyor.

  Neticede bizden altı şehit, on beş mecruh olup

  İngilizler zırhlıları rıhtıma yanaştırıp

  Beyoğlu ve Tophane'yi işgal edip.

  İşte Beyoğlu telgrafhanesi de yok.

  İşte Beyoğlu telgraf memurları geldiler.

  Kovmuşlar.

  Burası da işgal olunacaktır bir saata kadar.

  Şimdi haber aldım efendim.»

920'nin 16 Martı

uykuda kesti kâfir üçümüzü,

kurşuna dizdi kâfir ikimizi.

İngiliz'in hepsi değil domuzu

Sabaha karşı aldı canımızı.

920'nin 16 Martı

basıldı Vezneciler'de karargâh.

Uyan be tosunum uyan.

Üçümüzü uykuda kesti kâfir,

üçümüz : Abdullah çavuş, Şarkışla'dan Osman,

                            bir de Zileli Abdülkadir.

920'nin 16 Martı

Bozdoğan Kemeri'nde

kurşuna dizdi kâfir ikimizi.

Ahmet oğlu Nasuh arkadaşımın adı,

Reşadiyeli Veli oğlu Memet benimkisi.

920'nin 16 Martı

uykuda kesti kâfir üçümüzü.

Soktu Osman'ın karnına kasaturayı,

bastı göğsüne kâfirin dizi.

Dört çocuk babasıydı Abdullah çavuş.

Doymadı dünyasına Abdülkadir.

Üçümüzü uykuda kesti kâfir,

kurşuna dizdi ikimizi.

920'nin 16 Mart sabahı,

karakolun karşısında

      bırakmadım elimden silâhı,

      yere serdim iki İngiliz'i.

Senin ırzını kurtardım İstanbul'um,

Sana can feda çakır gözlü gülüm.

Üçümüzü uykuda kesti kâfir,

kurşuna dizdi ikimizi.

Şimdi üçümüz :

Abdullah ve Osman ve Abdülkadir,

taşları yan yana yatar Eyüp'te.

Arama, bulamazsın ikimizin kabrini,

belki maşrıkta, belki mağripte,

biz de bilemeyiz yerini.

 

Uykuda kestiler üçümüzü,

kurşuna dizdiler ikimizi,

Ahmet oğlu Nasuh arkadaşımın adı,

Reşadiyeli Veli oğlu Memet benimkisi.

Bir de altıncımız var,

kara kaytan bıyıklı bir şehit,

son mekânı şöyle dursun,

          adını da bilen yok...

 

 

Nazım Hikmet Ran



ETİKETLER : KUvayi Milliye Beşinci Bap Nazım Hikmet Günün Şiiri
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer GÜNÜN ŞİİRİ haberleri

Yazarlar

En çok okunanlar

E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Yeşeren Kalem
Anket
En Güzel Yeşeren Kalem Tohumu Hangisi?
Akşam Sefası Tohumu
Kahkaha Çiçeği Tohumu
Fesleğen Tohumu
Roka Tohumu
Sarmaşık Tohumu
Yeşeren Kalem
© Copyright 2017 OduncuTimi®. Tüm hakları saklıdır. Bu site Oduncu Timi haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA