KUBİLAY

KUBİLAY

O zamanlar, gençlerimizi şehit edenler "sadece lanetlenmiyordu". İDAM EDİLİYORDU.
Bu haber 2016-12-26 02:26:30 eklenmiş ve 5906 kez görüntülenmiştir.

USTAYA SAYGI


Şehit haberlerinin sıkça geldiği bu günlerde, sizlerle yıllar öncesinde şehit olmuş bir gencimizi anacağız. Vatan şehitlerimizden sadece biri o. Hiç birini ayırmıyoruz birbirinden. O şehidi, bu şehidi demiyoruz. Şehitlerimizdir onlar. Onlar ki bu toprakta küçük kızlarımız, çocuklarımız güven içinde büyüsünler diye kanlarını son damlasına kadar feda ettiler. Adını, sanını bilmedikleri, yüzlerini hiç görmedikleri insanlara bu topraklara vatanım diyebilsinler diye savaştılar. Memleketimiz olsun, başka memleketlere muhtaç olmayalım diye kendilerini bu topraklara gömdüler. Aziz şehitlerimiz, sizler olduğunuz için bizler varız.


KUBİLAY

1902 yılında Girit’ten İzmir’e göç eden bir aile. Geçim sıkıntısı nedeniyle Adana’ya yerleşmek zorunda kalırlar. Kozan ilçesindeki yuvalarında 1906 yılında sarışın, güzel gözlü çocukları dünyaya gelir.  Aile ilerleyen yıllarda Aydın’a taşınır. Nerede karınları doyarsa orasıdır artık memleketleri. Aydın’da ilköğrenimini tamamlar ailenin bu güzel çocuğu Mustafa. Ailesine küçük bir destek olabilmek ve meslek sahibi olabilmek için terzi çıraklığı yapmaya başlar. Daha sonra öğretmen okulu sınavına girer. Çocukları oldukça zekidir. Bu sınavı hiç zorlanmadan kazanır. 1926 yılında  Bursa öğretmen okulunu başarıyla bitirir.  Aynı yıl  Aydın’da öğretmen olarak göreve başlar.

Tarih sayfaları onu Menemen’e öğretmen olarak çağırır. Oda hiç düşünmeden yola koyulur.


Mustafa Fehmi Kubilay

Türk Öğretmen, Asteğmen.

Cumhuriyet’in ilanından yedi yıl sonra Menemen’de görev yaparken vahşice katledildi. 86 yıl önce, daha 24 yaşındayken gericilerin önünde dimdik durdu. O gün, bir Kubilay şehit oldu fakat bu topraklarda milyonlarca Kubilay doğdu.

 

Takvim yaprakları 23 Aralık 1930 yılını gösterdiğinde, Cumhuriyet tarihinin en önemli olaylarından biri yaşanmıştı. Menemen’de şeriat yanlıları sabah namazından sonra silah zoruyla etraflarında adam toplamaya çalıştılar. Aralarından biri kendini sahte mehdi ilan etti. İnsanlara dini kurtarmaya geldiğini söyledi, afyonlanmıştı, “Şapka giyen kafirdir, yakında yeniden şeriata döneceğiz” diye naralar atıyordu. Bir isyan hareketini başlatmaya çalışıyordu. Menemen’in etrafında yetmiş binlik halife ordusu olduğunu, direnen olursa hepsinin kılıçtan geçirileceğini söyleyerek insanları korkutmaya çalışıyordu. Yanına bir kaç destekçi buldu. Camiden aldığı yeşil sancağın da etkisiyle destekçi sayısı arttı.  

Olayı duyan alay komutanı, genç Teğmen Kubilay’ı, bir manga askerle birlikte gönderdi. Kubilay ayaklanmayı kansız bir şekilde bastırmak istiyordu. Askerlerde öldürücü etkisi olmayan manevra fişekleri vardı. Gerçek mermileri almayı hiç düşünmemişti.

Şehrin meydanına geldiklerinde askerlerine dur emri verip, kalabalığı yararak ayaklanmayı başlatan gericinin karşısına dikildi korkusuzca. “Sizlerle konuşmak istiyorum, kardeşe kardeş kanı döktürülmesin” dedi Cumhuriyet kahramanımız. Karşısındakiler alçak ve korkaklardı. Tetiğe bastılar ve Kubilay’ı omuzundan yaraladılar. Silah sesini duyan kalabalık çil yavrusu gibi dağıldı etrafa. Yarı doğruldu, yürümeye çalıştı. Yakınındaki Gazez Camiine sığındı. Biraz ilerledi ve musalla taşının önüne yığıldı. Kan kaybediyordu, acı çekiyordu. Namerdin kurşunu yüreğini yakıyordu.

Olay yerine gelen bekçi Hasan Efendi gericileri püskürtmeye çalıştı. Şeriatçıların gözü dönmüştü, kan istiyorlardı. Hasan Efendi’yi  orada şehit ettiler. Yine vatan evlatlarından bekçi Şevki, hiç düşünmedi vatan savunmasında şehit oldu gözünü kırpmadan. Şeriat yanlıları kan görmüştü. Vatan savunucuları birer birer düşüyorlardı. Şeriat yanlılarının başı, Kahraman Kubilayı cami avlusunda yakalayarak çantasından çıkardığı bıçakla başını gövdesinden ayırdı. Genç Kubilay Teğmenimiz onların bu kadar alçak olduklarını düşünemedi, onlarla konuşmayı denemişti. Bir manga askeri vardı yanında, isteseydi hepsini orada öldürürdü. “Ustamız” onları da kazanmayı denedi. Ama onlar bunu hiç hak etmemişlerdi.

 

Alaydan takviye birlikler geldi ve ayaklanmayı bastırdı. Tüm gericiler yakalandı.

Gençlerimizi şehit edenler o dönem cezasız bırakılmıyordu. İvedi bir şekilde Divan-ı Harp kuruldu. En ağır şekilde cezalandırıldı. Adalet kutsaldı o zamanlar, gençlerimizi şehit edenler sadece “lanetlenmiyordu”. Şehitlerimiz için Menemen’i haritadan silmeye karar verdi Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk. Menemen’deki suçsuz halk zarar görmesin diye bu kararından vazgeçti.


Kahramanlarımızı şehit edenlerin isimlerini yazıp bu sayfayı kirletmeyeceğim. Onlara bir takım gericiler diyorum. Aynı sayfada şehitlerimizin ve o gericilerin isimleri hiç de yakışık almıyor.

Kubilay “Usta”, Hasan “Usta”, Şevki “Usta” o gün, orada şehit olmuşlardı.

Peki ya neden?

 

 SPONSOR FİRMAMIZI ZİYARET EDİNİZ


 

23 Nisan 1920 TBMM’nin açılması.

Tam bağımsızlık.

20 Ocak 1921 Türk Ulusu’nun ilk anayasasının kabulü,

Egemenliğin kayıtsız şartsız milletin oluşu.

1 Kasım 1922 saltanatın kaldırılması.

29 Ekim 1923 Cumhuriyet’in ilanı.

3 Mart 1924 Hilafetin kaldırılması.

30 Aralık 1925 Tekke ve zaviyelerin kapatılması.

25 Kasım 1925 Şapka kanununun kabul edilmesi.

1 Kasım 1928 Türk harflerinin kabulü.

Sayısız devrim, inkılaplar...

 

Halka insani haklarının tanınması, gericileri oldukça kızdırmıştı. Parçalanan bir imparatorluktan, kaçıp giden bir padişahtan geriye kalan, işgal altındaki vatan yeniden doğmuştu. Hızla ilerliyordu bu toprakların halkı. Tam bağımsız, genç bir ülke olmuştu bu kısa zamanda.

Asıl hedefleri bu devrimlerdi eli kanlı canilerin. Halkın bilinçlenmesi, sorgulaması onları kudurtuyordu. Din üzerinden ticaret yapamıyorlardı genç Cumhuriyet’te. Dini kullanarak kandıramıyorlardı insanları.

Ulu Önder Atatürk, yaptığı bir konuşmada; “Efendiler, ey millet iyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti, şeyhler, dervişler, müritler, meczuplar memleketi olamaz. En doğru ve en hakiki tarikat medeniyet tarikatıdır” diye seslenmiştir.

Ustalarımız, “İnandılar, dövüştüler, öldüler. Bıraktıkları emanetin bekçileriyiz”.

 

İnandıkları uğruna dövüşüp şehit olan tüm yiğitlerimize saygılar.


Özhan Ulaş

Yazar Özhan Ulaş Twitter Link: https://twitter.com/TCOzhan1


ETİKETLER : Özhan Ulaş Kubilay kim? Kubilay neden öldü? Şehit Teğmen Mustafa Fehmi Kubilay 23 Aralık 1930 şehit oldu Kubilay menemen Şehit Kubilayı kim öldürdü? Ustaya saygı köşe yazısı en iyi köşe yazarı oduncutimi cumhuriyet
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer USTAYA SAYGI haberleri

Yazarlar

En çok okunanlar

E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Yeşeren Kalem
Anket
En Güzel Yeşeren Kalem Tohumu Hangisi?
Akşam Sefası Tohumu
Kahkaha Çiçeği Tohumu
Fesleğen Tohumu
Roka Tohumu
Sarmaşık Tohumu
Yeşeren Kalem
© Copyright 2017 OduncuTimi®. Tüm hakları saklıdır. Bu site Oduncu Timi haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA