HALİDE EDİB ADIVAR

HALİDE EDİB ADIVAR

Ateşten gömleği giymişti bir kere, asla çıkarmayacaktı.
Bu haber 2016-12-19 01:25:06 eklenmiş ve 1176 kez görüntülenmiştir.

USTAYA SAYGI


HALİDE EDİB ADIVAR

Yüreğinde ustalara saygıyı hiç eksik etmeyenlere, bir ustaya saygı köşesinden tekrar merhaba. Bizler, ustaya saygı kuşağı olarak, tarihimizde yeri doldurulamayacak ustalarımızın izini sürüyoruz. Onların bizlere bıraktığı emanetleri korumak, muhafaza etmek ve yaşatıp geliştirmek bilinciyle yaşamaya gayret ediyoruz. Bizler milyonlarız, her günümüzü beraber yaşıyoruz. Her an karşılaşıyoruz adını bilmediğimiz dostlarımızla. Birbirimizi çok iyi tanıyoruz. Ustalarımızın ışığını gözlerimizde taşıyoruz. Kalabalıklar içinde hemen parlıyoruz. Okulda, markette, cadde de otobüste, kütüphane de, nerede olursa olsun kuşağımız fark ediyor birbirini. Sizler de etrafınıza baktığınızda gözlerinde ustalarımızın ışığını taşıyan dostlarımızı gördüğünüzde selamlayın.

Kalemimiz yettiğince bu köşede ustalarımızı anıyoruz. Ömrümüz yetmez onları anlatmaya. Bu hafta da dilimiz döndüğünce anlatmaya çalışacağız bir ustamızı.

Sürç-ü lisan edersek affola.


 SPONSOR FİRMAMIZI ZİYARET EDİNİZ


 

Türk yazar, İstanbul Üniversitesi Edebiyat profesörü akademisyen. Siyasetçi.

Kurtuluş savaşında cephede Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürkˋün yanında görev yapmış, bir sivil olmasına rağmen rütbe almış bir savaş kahramanı. İstiklal madalyası sahibi. Şu an bildiğimiz Anadolu Ajansıˋnın kuruculuğunu yapıp gazetecilik de yaptı. Bir ömre sığdırmayı başardığı 21 roman, 4 hikaye kitabı, 2 tiyatro oyunu gibi çalışmalarla o dönemin en çok eser veren yazarları arasındadır. Memleketin dışında, dönemin en çok tanınan yazarı olmuştur.


Halide Edib Adıvar.


1882’de İstanbul’da doğdu. Yılmaz bir mücadeleci. Öğretmenlik, müfettişlik ve milletvekilliği gibi sayısız görevlerde bulundu. İlk yazıları; Edebiyatı-ı Cedide grubunun önderi, Çağdaş fikirleriyle Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere dönemin aydınlarını etkileyen Tevfik Fikretˋ in çıkardığı “Tanin” gazetesinde yayınlandı. Bazı insanların bunu anlaması mümkün değil; yıl 1908ˋde kadın haklarından bahseden bir kadın.  Kadınları Yükseltme Derneğiˋnin kurucularından. Şu an entel diye bildiklerimiz “kadına şiddet”in bırakın önüne geçmeyi, iki satır yazı yazmaya bile üşenirlerken  o, kadın hakları üzerine ısrarla yazıyor, toplantı yapıyor, kadının varoluşu hakkında mücadele ediyordu. Bu tür yazıları nedeniyle Osmanlı içerisindeki muhafazakar çevrelerce tepki çekti, tehdit aldı. 31 Mart ayaklanmasında öldürülme tehlikesiyle Mısırˋ a gitmeye mecbur kaldı. Bizim ustalarımızı durdurmak hiç kolay değil. Birinci dünya savaşı sırasında Lübnan ve şu an, “büyük” devletlerin bombalar yağdırdığı Suriyeˋ de iki kız okulu ve bir yetimhane açtı. İnanılır gibi değil. Bugün “büyük” devletler Suriyeˋden toprak, para, iktidar elde etmek için birbirleriyle savaşırken, yine o dönem, yine aynı devletler savaşıyor. Fakat bizim ustamız çölde gül bahçeleri yetiştiriyor. Bir başka ustamız Türkan Saylan gibi kız çocuklarını okutmaya çalışıyordu.


Milli mücadele yılları


1919’ da İzmir’ in işgal edilmesiyle Sultanahmet Meydanı’nda protesto gösterileri, mitingler düzenlendi. Bu protestolara her gün 150-200 bin kişi katıldı. Burada aktif rol oynadı. İşgali protesto da efsanevi bir konuşma yaptı. İnanılmaz bir hitabet gücü vardı. Öyle prompterdan okumuyordu konuştuklarını. Ne hissediyorsa, yüreğinden geldiği gibi konuştu kalabalığın yüreklerine. Ağladı, ağlattı konuşmasında.


Türkiye’nin istiklal ve hayat hakkını alacağı güne kadar, hiç bir korku, hiç bir meşakkat önünden kaçmayacağız. Yedi yüz senelik tarihin ağlayan minareleri altında yemin ediniz.


Konuşmasının sadece bir kısmıydı bu. Öyle kubbe, minare sömürüsü yapmadı hiç bir zaman. En önlerde canla, başla savaştı. Hani şimdi “bizde şehit olmak istiyoruz” diyen siyasetçiler iyi anlamalı şunu: bizzat Ulu Önder’ e telgrafla cepheye katılmak istediğini bildirdi. Gelen cevapla iki çocuğunu yatılı okula bırakıp, eşiyle birlikte at sırtında koşturmuşlardı milli mücadele yolunu.


İngilizler İstanbul’u işgal ettiklerinde hakkında idam kararı çıkarılan ilk kişilerdendi. Şimdi sıkı durun; cesaret madalyasını hak eden bir davranışla, karakol adlı gizli örgüte girerek Anadolu’daki milli mücadeleye silah kaçırmaya gönüllü oldu. Ateşten gömleğini giymişti bir kere. Vatan sağolsun du.   

Milli mücadele kahramanları, sayesinde vatan sağ oldu. Bu günlere kadar ustalarımızın ışığıyla yolumuzu bulduk. O ışık hala aydınlatıyor önümüzü. Ateşten gömleği giyen vatan severlerle daha da aydınlanacak yolumuz.

Ateşten gömleği üzerinde taşıyan herkese saygılar.

 

Özhan Ulaş

Yazar Twitter Link: https://twitter.com/TCOzhan1


ETİKETLER : Özhan Ulaş Ustaya saygı köşe yazısı en iyi köşe yazarı oduncutimi sözcü cumhuriyet Halide Edib Adıvar Kubilay Atatürk yeşeren kalem yeşeren kalem satın al yeşeren kalem fiyat yeşeren kalem 2 TL
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer USTAYA SAYGI haberleri

Yazarlar

En çok okunanlar

E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Yeşeren Kalem
Anket
En Güzel Yeşeren Kalem Tohumu Hangisi?
Akşam Sefası Tohumu
Kahkaha Çiçeği Tohumu
Fesleğen Tohumu
Roka Tohumu
Sarmaşık Tohumu
Yeşeren Kalem
© Copyright 2017 OduncuTimi®. Tüm hakları saklıdır. Bu site Oduncu Timi haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA