ATATÜRK VE CUMHURİYET DÖNEMİ

ATATÜRK VE CUMHURİYET DÖNEMİ

AŞAĞIDAKİ LİNKLERDEN BU HABERİ PAYLAŞ Kİ HERKES OKUSUN
Bu haber 2016-11-10 22:44:22 eklenmiş ve 887 kez görüntülenmiştir.

Millî Mücadele’nin zaferle neticelenmesinden sonra sulh müzakereleri başlamıştı. Lozan Barış Konferansı, 20 Kasım 1922 günü toplandı. Aylarca süren, ara ara da çok çetinleşen bu müzakerelerde Türkiye Büyük Ulus Meclisi Hükûmeti’ni (Mudanya Müzakereleri'nde olduğu gibi) İsmet (İnönü) Paşa temsil ediyordu. Nihayet 24 Temmuz 1923 günü antlaşma imza attı. Bu antlaşma ile yeni Türkiye Devleti'nin bağımsızlığı bütün dünyaca onaylanıyor, millî hudutlarımız çiziliyor, ekonomik alanda Osmanlı Devleti’nden kalma daha önceki pürüzler temizlenerek kapitülasyonlar kaldırılıyordu. Diplomasi alanında kazanılan bu netice harbiden çok ehemmiyetliydi. Çünkü bu antlaşma ATATÜRK'ün ifadesiyle "Türk milleti aleyhine yüzyıllardan beri hazırlanmış ve Sevr Anlaşması'yla bitirdiği zannedilmiş büyük bir suikastın yıkılışını ifade eden bir vesika" idi. "Bu sebeple Osmanlı devrine ait tarihte benzeri görülmemiş bir politik zafer yapıtı idi."

13 Ekim 1923'te Ankara, Türkiye Büyük Ulus Meclisi kararı ile Türkiye Devleti'nin Hükûmet Merkezi oldu. Artık mevcut idarenin isminin de açıkça ifadesi ve duyurusu gerekiyordu. Nihayet 29 Ekim 1923'te TÜRKİYE BÜYÜK MİLLET MECLİSİ tarafından kabul edilen Anayasa farklığı ile Cumhuriyet duyuru olundu. Bu neticesi takiben Ankara Milletvekili Mustafa Kemal Paşa, rey birliği ile Türkiye Cumhuriyeti'nin ilk Reisicumhur seçildi.

Cumhuriyet'in duyurusu ile gerçekleşen bu büyük politik inkılabın yanı sıra devlet örgütü ve toplum idaresinin de muasır devlet anlayışına uygun olarak tertip etmesi gerekiyordu. Böyle bir anlayış içinde halifeli Cumhuriyet mevzubahis olamazdı. Bu sebeple 3 Mart 1924'te artık hiçbir gereki kalmayan, aksine zarar veren bir kuruluş hâlini almış bulunan halifelik de kaldırıldı ve son halifeyle birlikte Osmanlı hanedanı ülke dışına çıkarıldı.

Artık devletin çağdaş bir şekil alması ve milletin çağdaş muasırlık düzeyine en kısa vakitte ulaşabilmesi yolunda büyük inkılaplar birbirini takibe başladı. Bu devre sırasında şapka ve kıyafet inkılapları yapıldı. Halkı uyuşukluğa göndererek her türlü hayat enerjisini yok eden dergahlar, zaviyeler, türbeler kapatıldı; Şeriye ve Evkaf Vekâleti kaldırıldı. Laik devlet prensibi kabul edilerek din ve devlet işleri net olarak birbirinden ayrıldı. Hukuk alanında, şeriye mahkemeleri ve Mecelle kaldırılarak Türk Uygar Yasayı'yla birlikte bir hayli yeni yasalar kabul edildi.

İlim ve kültür işlerine büyük ehemmiyet verildi; Türk Tarih Müessesesi ve Türk Dil Müessesesi kurularak Türk tarihi ve Türk dili üzerinde çalışmalar yapıldı. Medreseler kapatılarak muasır kültürü benimseyen Cumhuriyet okulları açıldı. Eğitim ve öğretimde, laik ve millî bir yol izledi. ATATÜRK'ün en büyük yapıtlarından biri olan Harf İnkılabı oldu; Arap harfleri ayrılınarak Latin harfleri asalına dayanan Türk abecesi yapıldı. Üniversitede de büyük bir reform gerçekleştirilerek ona çağdaş bir görünüm kazandırıldı; aynı zamanda ihtiyaç duyulan çeşitli fakülteler ve kürsüler açıldı. Beynelmilel takvim, saat,rakam ve ölçüler kabul edildi. Kadın hukukunda reform yapılarak Türk kadınına seçme ve seçilme hakkı tanındı.

Ekonomik hareketlere önem verildi. 1923 seneninde Türkiye'de ilk kez olarak, bir iktisat kurultayı toplanarak, memleketin ekonomik problemleri görüşüldü. Tarımsal faaliyetler genişletildi; ticaret ve millî endüstri geliştirildi. Sıhhat işlerine önem verildi. Kuvvetli bir silahlı güç heyetti. Yeni Türkiye Devleti'nin temeli olan bütün bu inkılaplara "ATATÜRK inkılapları" isimi verildi.

Mustafa Kemal Paşa, inkılapların büyük bölümünü muvaffak olduktan sonra Türk bağımsızlık mücadelesini ve yeni Türkiye'nin kuruluşunu anlatan Büyük Nutuk'u yazdı. Bunu 1927 seneninde, Parti Kurultayı'nde altı gün devam eden büyüleyici hitabetiyle okudu. Değerli analiz ve tenkitlerle dolu olan bu yapıt, Türk tarihinin olduğu kadar Türk edebiyatının da can vermez eserleri arasında bulundu.

Büyük Önder, kurtuluştan sonra memleketi baştan başa dolaşarak halka inkılapların ve yeni Türk Devleti'nin ideolojisini anlattı. 1934 yılında Meclis, özel bir yasayla kendisine "ATATÜRK" soyadını verdi.

KAYNAKLAR

  • Başlangıçtan Günümüze Türkiye Cumhuriyeti Tarihi, Editör: Prof.Dr.Temuçin Faik ERTAN, Siyasal Kitapevi, Ankara, 2011.
  • EROĞLU, Hamza; Türk Devrim Tarihi, A.İ.T.İ.A., Sosyal Faaliyetler ve Geliştirme Derneği Yayını, Ankara, 1972.
  • KOCATÜRK, Utkan; Doğumundan Ölümüne Kadar Kaynakçalı ATATÜRK Günlüğü, ATATÜRK Araştırma Merkezi, Ankara, 2007.
  • KOCATÜRK, Utkan; Doğumundan Ölümüne Kadar Kaynakçalı ATATÜRK Günlüğü, ATATÜRK Araştırma Merkezi, Ankara, 2007.
  • Türkiye Cumhuriyeti Tarihi Cilt I, ATATÜRK Araştırma Merkezi, Ankara, 2000.
  • TURAN, Şerafettin; Türk Devrim Tarihi: Yeni Türkiye’nin Oluşumu (1923-1938), 3. Kitap (Birinci Bölüm), Ankara, 1995.

ETİKETLER : Atatürk Atatürk ve Cumhuriyet Dönemi Atatürk Hakkında Her şey Atatürk kimdir Nutuk Atatürk ve Din Türkiye OduncuTimi Chp Mhp Türk Milleti
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer ATATÜRK haberleri

Yazarlar

En çok okunanlar

E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Yeşeren Kalem
Anket
En Güzel Yeşeren Kalem Tohumu Hangisi?
Akşam Sefası Tohumu
Kahkaha Çiçeği Tohumu
Fesleğen Tohumu
Roka Tohumu
Sarmaşık Tohumu
Yeşeren Kalem
© Copyright 2017 OduncuTimi®. Tüm hakları saklıdır. Bu site Oduncu Timi haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA