EĞİTİMSİZ DEMOKRASİ !!!

EĞİTİMSİZ DEMOKRASİ !!!

Bu Yazıyı Paylaşmak İçin Aşağıdaki LİNKLERE Tıklayın
Bu haber 2016-11-07 13:26:14 eklenmiş ve 1600 kez görüntülenmiştir.

Güdük Demokrasi başlıklı yazımızda kendisini koruyamayan bir demokrasiye sahip olduğumuzu belirtmiştik. Örneğin; 2008 yılındaki AKP kapatma davasında "T.C. Devletinin temel ilkelerini değiştirecek zemini oluşturmak..." Suçu sabit görülmüş olmalı ki, AKP para cezasına çarptırılmıştır. Peki bu para cezası caydırıcı olmuş mudur? HAYIR!. Tam tersine aynı suçu işleme özgürlüğü bu parti tarafından adeta satın alınmıştır!


İşte size kendisini koruyamayan demokrasi !..

Bunun nedeni, batıda uzun yıllar süren (kimi kanlı) mücadeleler sonucu elde edilen demokrasi, Türk halkına altın tepside sunulmuş, çok partili demokrasi tabandan bir talep olmadan gelmiştir.


Örneğin İngiltere'de kıran kırana geçen ve yıllarca süren mücadele sonucu, soylular krala Magna Carta denen fermanı kabul ettirerek parlementoyu kurdurdular. Yıl 1215 !!!


Fransa'da Cumhuriyetin ve parlementonun kurulması için 1789-1799 yılları arasında giyotinle idam edilenlerin sayısı 40 000 in üzerindedir. (Meraklılarlılarına, Nobel ödüllü yazar Anatole France'ın bir roman akıcılığıyla Fransız Devrimini anlattığı "Tanrılar Susamışlardı" kitabını okuması önerilir..)


Güdük demokrasimizi batı demokrasilerinden ayıran bir diğer özellik ise "Vergi Bilinci" dir. Brüt maaşı 3 000 TL olup eline 2.400 TL geçen vatandaş, kesilen 600 TL. yi umursamamakta, buna karşılık, 2 paket makarnayla mutlu olmaktadır. Aynı şekilde, arabası olmayan örneğin Konya'lı bir vatandaşın, neden hiç geçmediği ve hiç geçmeyeceği bir köprünün yapımcısını ödediği vergiler ile finanse ettiğini anlaması bugün için mümkün görünmemektedir.


Halbuki batı demokrasilerinde, partilerin seçim kampanyalarındaki en önemli argüman vergi politikasıdır. Obama'nın sağlık hizmetlerinden alınan vergileri düşüreceğini söyleyerek seçildiğini anımsayalım...


Bu arada yüzlerce kişinin katili ABD'li mafya lideri Al Capone'in VERGİ KAÇAKÇILIĞI ndan yakalanıp hapse atıldığını ve Alcatraz hapisanesinde öldüğünü de unutmamak gerek..


Bir diğer nokta bireysel hak ve özgürlüklerdir. İsviçre'nin kimi kantonlarında bir yere inşaat yapmadan önce, yapımcı oraya inşaatın maketini dikmekte ve yasayla belirlenen süre boyunca maket orada kalmaktadır. Bu süre içinde BİR TEK kişi dahi itiraz etse (itiraz edenin göz zevkinin bozulması bile haklı bir nedendir) yapımcı inşaatı yapamamaktadır.


Bunların yanında, batı demokrasilerinde yerel referandumlar büyük öneme sahiptir. Ülkemizde ise, Artvin örneğinde olduğu gibi, halka danışmak şöyle dursun, bilirkişi raporları değiştirilmekte, iktidarın beğenmediği kararı veren hakimin yerine yenisi atanmaktadır...


Değinilmesi gereken bir diğer nokta "Lider Sultası"dır. Ülkemizde bir partinin başına geçen kişi bazı istisnalar dışında adeta ölünceye dek seçilmiş olmaktadır. Hitler'in başucu kitabı olan F. Nietzsche'nin "Böyle Buyurdu Zerdüşt" de söz ettiği gibi, ülkemizde demokrasi "zayıfı ez, güçlüye tapın" yörüngesinden dışarı çıkamamıştır. Gelişmiş demokrasilerde partinin programı, projeleri, vergi politikası öne çıkarken ülkemizdeki tek kriter "liderin karizması" olagelmiştir...


Sonuç olarak

- Tekrar Köy Enstitülerini açarak yeni bir aydınlanma çağı başlatılmadıkça,

- Emperyalizmin hizmetkarı olmaktan kurtulup, Misak-ı Milli sanırlarına sahip ve "Yurtta Barış Dünyada Barış" ilkesi 

  sağlanmadıkça,

- Kutsal kitabımız Kuran-ı Kerim'in Türkçesi yurt çapında yaygınlaştırılmadıkça

- İ.H. Okullarının sayısı ihtiyaca göre düzenlenmedikçe

- Demokrasiyi yüzeysel maç analizleri ile anlamayı/açıklamayı bırakarak, çağdaş demokrasinin özüne inmedikçe,

- Halka "Vergi Bilinci" aşılanmadıkça,

- Yerel referandum kavramı Anayasa'da yer almadıkça,

- Anayasa'nın değişmez/değiştirilemez maddelerinin arasına "Bireysel Hak ve Özgürlükler" alınmadıkça...


Palalarla, bıçaklarla korunan içi boşaltılmış güdük bir demokraside yaşayacağından ve..

Bir diktatörün gidip, başka bir diktatörün geleceğinden kimse kuşku duymasın...! 


TÜM BUNLARI SAĞLAMININ TEK YOLU İSE DÜNYANIN GELMİŞ GEÇMİŞ EN BÜYÜK LİDERİ OLAN MUSTAFA

KEMAL ATATÜRK'ÜN İLKELERİNİN HARFİYEN UYGULANMASINDAN GEÇMEKTEDİR...


BU YOL SADECE SAĞLAM BİR DEMOKRASİ İÇİN DEĞİL, AYNI ZAMANDA ZENGİN, ÖZGÜR VE GÜÇLÜ BİR 

TÜRKİYE İÇİN DE TEK ÇIKAR YOLDUR...


Köşe Yazarı: Yazilif

Twitter Link: www.twitter.com/yazilif


ETİKETLER : Yazilif Eğitimsiz demokrasi Atatürk chp akp demokrat parti mhp siyaset oduncutimi yazar makale Türkiye son dakika en çok okunan köşe yazarları ünlü yazarlar köşe yazısı nedir Sözcü
Yorumlar
Adınız :
E-Mail :
Başlık :
Yorumunuz :
Güvenlik :
Değiştir  
Toplam 0 yorum. Tüm yorumları okumak için tıklayın.
Diğer KÖŞE YAZARI haberleri

Yazarlar

En çok okunanlar

E-Mail Bülten Kaydı
Arşiv Arama
- -
Yeşeren Kalem
Anket
En Güzel Yeşeren Kalem Tohumu Hangisi?
Akşam Sefası Tohumu
Kahkaha Çiçeği Tohumu
Fesleğen Tohumu
Roka Tohumu
Sarmaşık Tohumu
Yeşeren Kalem
© Copyright 2017 OduncuTimi®. Tüm hakları saklıdır. Bu site Oduncu Timi haber yazılımı alt yapısı ile yapılmıştır.
GÜNDEM
SPOR
SİYASET
EĞİTİM
DÜNYA